Bu sayfayı ziyaret
eden kişi sayısı
|
 | SAYFAMIZIN ALINTILAR VE SÖYLEŞİLER BÖLÜMÜ DE GÜNCELLENİYOR...
Aydın Menderes | • ÇARLIK ÖZLEMİ
Tercüman, 01/07/2009
Putin’in son davranışları Rusların ne kadar derin bir çarlık/monark/diktatör/müstebit özlemi içinde olduğunu ortaya koydu. Daha önce Putin işverenleri yanına çağırmıştı. Onlara sert bir şekilde işçilerin ücretlerini ödeyin, dedi. İşverenler bunu hemen kabul ettiler. Putin’in buyruğunun yanında ekonomik krizin lafı bile olmazdı. Birkaç gün önce ise Putin büyük bir markete gitti. Bazı fiyatları yüksek buldu. Kar hadlerini sordu. Öğrenince bunları indirin ve fiyatları düşürün emrini verdi. Hemen yerine getirildi. Rusya’da Putin’in iradesinin hala Adam Smith’in gizli elinden daha güçlü olduğu ortaya çıktı.
Rusların etnik kökeni Slavlardır. Slav kelimesinin ise tarih boyunca anlamının esir veya köle olduğu ifade edilir. Avrupa’da feodalite en son Rusya’da tasfiye oldu. Serflik (toprağa bağlı kölelik) 19. yüzyılın ortalarında kaldırıldı. Dostoyevski’nin romanları acı çekmekten büyük bir haz duyan tiplerle doludur. Çarlıktan sonra Bolşevik devrimi ile Rusya’da çarlıktan çok daha katı bir diktatörlük dönemi başladı. Stalin tahrip gücü 10binlerce kat arttırılmış Korkunç Ivan’ın bir tekrarıdır. Gorbaçov ve Yeltsin Rusya’yı düzensizlik ve Rusları da mutsuzluk içinde bıraktılar. Putin yeni Çar’dır ve Rusya çok rahatlamış gözüküyor.
• İTTİHATÇILIK, TÜRK BAASÇILIĞI OLDU
Aksiyon Dergisi, 21/07/2008
Röportaj: Fatih Uğur
Aydın Menderes, İttihatçılığın artık eski formatında olmadığını, daha çok Türk Baasçılığı şekline büründüğünü söylüyor. Menderes, “Ergenekon gibi yapıların çözülmesinin askere de yararı var” diyor.
Aydın Menderes, demokrasi tarihine önemli anekdotlar düşen, Osmanlı ve Cumhuriyet tarihindeki süreçleri iyi okuyan bir siyasetçi. Türkiye’de İttihatçı zihniyetin artık eski formatından farklı, Türk Baasçılığı denecek bir hâle büründüğünü düşünüyor. Ergenekon davası ve Hilmi Özkök’ün açıklamalarının üstüne gidilirse, Türkiye’nin 27 Mayıs 1960’tan itibaren yaşamaya başladığı sürekli darbe psikolojisinden ve yaralarından kurtulabileceğine inanıyor.
AYDIN MENDERES YAZDI.
HAFTANIN ALINTISI Köşesinde :
• Yusuf Kaplan'ın Yeni Şafak Gazetesi'nde yazmış olduğu "Menderes'i ikinci kez idam etmek!" adlı makalesi yer almaktadır.
AYDIN MENDERES'İN SÖYLEŞİLERİ Köşesinde :
• Aydın Menderes’in Boxer, Moral Dünyası, Barem, Sanat Sokağı, Yankı, Aksiyon dergilerinde yayınlanan röportajları yer almaktadır.
Çocukluk anılarımı üç yaşıma kadar hatırlayabiliyorum. Ancak 1950 yılına kadar başbakanlık, hükümet, iktidar, seçim gibi kavramlarla tanışmış değildim. Çocukluk yıllarıma rağmen bu kavramları bir nevi içeriden yaşayarak öğrenmiş oldum. Özellikle 1954’ten itibaren yaşanmış olayların siyasî yönleri ve boyutları önemli ölçüde hafızamda yer etmiştir.
Malum Ortaçağ’da, Avrupa’da insanlar ya bir şatoda, ya da bir iç kale vardır bir de onun etrafında yüksek surlar vardır, buralarda yaşıyorlardı. Yoksulu ile asilleri ile Ortaçağ’daki hayat buydu. Bunun sebebi ise güvenlik endişesi idi. Şimdi başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlere bakın. Siteler ve bunun gibi yerleşim birimleri. Zenginler, kendilerini ve canlarını artık duvarların arkasında durduklarında güvende hissediyorlar. Ve özel korumanın sayısının artışının muhtemelen resmi polis mevcudunu üzerine çıktığını söyleyebiliriz. Ama bu çözüm değildir. Bu sadece başını kuma sokmaktır.
Tabi insanlar için anne çok farklı bir varlıktır. Özellikle 27 Mayıs 1960’dan sonra 14-15 ay büyük ağabeylerim yurtdışındaydı. Yalnızdık. O zaman zor şartları beraber göğüsledik. Ağabeylerim evlendiler ayrıldılar. Evlilikleri bitse de kendi evlerinde hayatlarına devam ettiler. O dönemde şartlar öyle gerektirdi. Ona bir şeyler verebilmek, ona hizmet edebilmek beni hep mutlu etmiştir. Şöyle bir baktığım zaman birbirlerini hep tamamlıyorlardı veya benim dünyamda öyleydi. Biz bir ölçüde de babamı da annemle öğrendik. Çok farklı, sevgi dolu bir insandı. Hali duruşu, evet sizin dediğiniz gibi sabrı, insanlara gösterdiği ilgi, hiçbir zaman bırakmadı alçak gönüllüğü, ağabeylerim içinde doğrudur. Annem, çok müşfik bir anne olmanın dışında öğretmende olmuştur. Acıların yanında güzel günlerde olmuştur. Hep derin bir kederin gölgesi altında da olsa bu güzel günler yine de güzel günlerdir. Yine de tatlı hatırlardır. Hayattan kopmamasını, imkânsızlıklarla mücadele etmesini annemden öğrendiğimi söylemek isterim.
Değerli dostlarım bundan böyle her Pazartesi ve Çarşamba günleri Halka ve Olaylara Tercüman Gazetesi'nde yazılarımla sizlerle olacağım. Yine Tercüman Gazetesi'nde yayınlanacak olan yazılarımı artık her Çarşamba Haftanın Yorumu Köşesinde de bulabileceksiniz.
*Her Hafta Haftanın Yorumu köşesinde birden fazla konuyu ele alan yazılar yayınlanacak. Böylece, Haftanın Yorumu köşesinde birden fazla yazı ayrı başlıklarla yer alacaktır...
*Bundan böyle çağımızın haberleşme sistemi olan internet aracılığıyla daha sık birlikte olabileceğiz.
*Burada bir çok konudaki fikirlerimi, yorumlarımı okuyabilecek, soru sorabileceksiniz. Güncel faaliyetlerimi takip edebilecek, basında hakkımda çıkan haberlere ulaşabileceksiniz. Ayrıca arşivi kullanarak eski haber ve yorumlara kolaylıkla ulaşmanız mümkün olacaktır.
NOT: Haftanın Yorumu ve Haftanın Alıntısı köşemiz her hafta pazartesi günü güncellenmektedir.
Aydın Menderes
aydinmenderes@ttnet.net.tr
|
|